kayseri escort
23-01-2022 16:18:52

ACI BİBERİN MOZAŞİZM TARAFI

Kimi insanlar kasları acıyana kadar spor yapmayı sever, kimileri de sonucunda hüzünleneceğini bile bile acıklı şarkılar dinler, filmler izler. Kısacası acı çekerek mutlu oluyor gibi gözüküyoruz. Hepimizde farklı biçimlerde ortaya çıkan bu durum İyicil Mazoşizm (Benign Masochism) olarak bilinir.
ACI BİBERİN MOZAŞİZM TARAFI

İnsanlar acı ve baharatlı yiyecekleri isteyerek yediği bilinen tek canlıdır. Bir çoğumuz dilimizin yanacağını ve hatta midemizin ağrıyacağını bilsek de yemeklerimize acı biber eklemeye devam ederiz. Acıdan keyif almamız sadece yemeklerimiz ile de sınırlı değildir. Kimi insanlar kasları acıyana kadar spor yapmayı sever, kimileri de sonucunda hüzünleneceğini bile bile acıklı şarkılar dinler, filmler izler. Kısacası acı çekerek mutlu oluyor gibi gözüküyoruz. Hepimizde farklı biçimlerde ortaya çıkan bu durum İyicil Mazoşizm (Benign Masochism) olarak bilinir.

En basit tanımıyla mazoşizm, acı çekmekten keyif alma durumudur. Tüm canlıların en büyük içgüdüsünün hayatta kalmak olduğunu düşünürsek burada bir çelişki var demektir. Ancak konu insan olunca durum biraz farklı gözüküyor. İşte bizi diğer canlılardan ayıran bu ‘Mutsuzluktan ya da acıdan memnun olma’ durumu, diğer adıyla İyicil Mazoşizm terimi burada devreye giriyor. İyicil Mazoşizm terimi Pensilvanya Üniversitesi psikoloji bölümünden Prof. Paul Rozin tarafından yapılan bir çalışma ile ortaya çıkmış bir terimdir. (Çalışmanın tamamı için; Judgment and Decision Making, Vol. 8, No. 4)

Acı ve zevk beyinde birbirleriyle bağlantılı durumdadırlar. Acı hissinin merkezi sinir sisteminde endorfin salgılamayı sağladığı bilinmektedir. Aynı zamanda bu tarz durumlarda endorfin hormonu gibi insanı iyi hissettiren seratonin, oksitosin ve dopamin gibi maddeler de salgılanır. Ne tesadüftür ki acıyı bloke eden, tehdit altındayken salgılanan bu endorfin hormonu insan aşırı heyecanlandığında, aşık olduğunda ya da kendini aşırı mutlu hissettiğinde de salgılanır. Bu hormon vücudumuzda ne kadar salgılanırsa kendimizi o oranda mutlu hissederiz. İşte ‘İyicil Mazoşizm’ teorisine göre bazı acıların mutluluk vermesinin sebebi bu durum olabilir.

Acı Yemekleri Sevmememizin Olası İkinci Nedeni

Acı ve baharatlı yemekler kısmına geri dönersek, bu tercihimizi açıklayan ikinci bir teori vardır. Bu teori, baharatlı yiyeceklerin mantar önleyici ve antibakteriyel özelliklerine işaret eder. İnsanlar zaman içinde bu özelliği fark edip, kültürel ve genetik olarak baharatlı yiyecekleri tercih etmiş olabilirler. Tat alma tomurcuklarımız acı ile karşılaştığında, bu beynimize yiyeceğin daha temiz olduğunun bir işareti olarak iletilebilir.

36 ülkenin geleneksel mutfaklarını temsil eden 93 yemek kitabından 4.570 tarifi inceleyen bir araştırma, daha sıcak iklime sahip ülkelerin diğer ülkelere göre baharatları daha sık kullandığını buldu. Tayland, Filipinler, Hindistan ve Malezya’da baharat kullanmada zirveyi alan ülkeler olurken, İsveç, Finlandiya ve Norveç listenin sonundaydı. Gerçekten de, sıcak ülkelerde hemen hemen her et bazlı yemek tarifi en az bir baharat gerektirir. Çalışmada ayrıca, sarımsak, soğan, kimyon, kekik ve karabiberin hepsinin antibakteriyel özelliklere sahip olduğu bulundu. Araştırmacılara göre, gıda kaynaklı hastalıkları azaltmanın bir yolu, tarife bir baharat eklemektir. Bu nedenle, evrimimizin bizi keskin kokulu yiyeceklerin tadını çıkarmaya yöneltmiş olması mümkündür.

Acı Yemekler Neden Bazı Kişilere Keyif Veriyor?

Kimseyi şaşırtmayacağı gibi, cevap, tat alma duyumuzun karmaşık olması ile ilgilidir. Dil dediğimizde akla gelen ilk şey beş tattır: Tatlı, tuzlu, acı, ekşi ve umami. Tat alma duyusu, yediğimiz yemeklerin dilimizdeki tat alma hücrelerini harekete geçirmesi, beyne giden sinirleri tetiklemesiyle oluşur. Ancak genler, tat alıcılarınızın acılık gibi tatları nasıl algıladıklarını etkiler. Kötü bir çocukluk deneyimi, sizi bazı tatları tercih etmekten uzaklaştırabilir.

Belki, lunaparktaki çarpışan arabalara binmeyi ya da paraşütle atlamayı sevdiren, heyecan arama içgüdüsü nedeniyle acı yemeye başladık. Belki de az evvel aktardığımız gibi evrimsel bir korunma dürtüsü ile. Şu an için araştırmacıların uzlaştığı ortak bir nokta yok. Kontrolümüz altında olmayan yani dış etmenlerden gelen tehditler insan için her zaman en büyük korku ya da acı kaynağı olmuştur. Peki ya bu acı ve korku kontrolümüz altındaysa? İşte ‘İyicil Mazoşizm’ bundan keyif alabileceğimizi söylüyor. Acı biber yemeyi, korku filmi izlemeyi neden seviyorsak, aynı nedenle seviyoruz gibi görünüyor.

 


Hakan Uluçay
Matematiksel.org

  YORUMLAR

0 Yorum YORUM YAP
Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.
  FACEBOOK YORUM
Yorum
YUKARI