kayseri escort
Janset Berzeg
  15-07-2020 23:11:00

KÜBA’99

Yirmi bir yaşıma yeni basmıştım ve uzak diyarları gezip görmeye olan susuzluğumu gidermeye kararlıydım. Öyle iflah olmaz bir susuzluktu ki, bin dokuz yüz doksan dokuz bahar ve yazını iyi para veren kurumsal bir şirkette stajyerlik yaparak geçirtti bana. Çalışanların bana iyi ve saygılı davrandığı bir yerdi. Sekiz kişi paylaşımlı kullandığımız bilgisayardan ilk e-posta adresimi ve ilk maaşımla da ilk cep telefonumu aldığım bol ilkli zamanlardı.

Gereken parayı biriktirdiğimde Avustralya’ya gidecektim ama son anda gelişen olaylar, hem de damarlarımda akan kan beni Orta Amerika’ya savurdu. Hipnotize olmuşçasına Meksika ve Küba sayıklıyordum. O yaşımda kendisine birkaç iyiliğim dokunmuş olan o vakit İstanbul da Meksika Fahri Konsolosluğu yapan kovboy kılıklı amcaya gittim. Tam bir görev ve gücü anlamsızca kullanma edasıyla bana ABD vizem olmadığı için Meksika vizesi veremeyeceğini söyledi. Amerika Birleşik Devletlerine gitmeyeceğim ve hatta oradan aktarma bile yapmayacağım için haliyle vizem yoktu ve fakat kovboy özentisi amca “ya eğer Meksika’dan Amerika’ya iltica edersen?” şüpheleriyle vize vermeyi reddetti, ben de aynı akşam trene atlayıp Ankara’ya gittim.

Meksika Büyükelçiliğinde İstanbul’daki kovboyun yaptıklarını anlattım ve Elçilik görevlileri ona kızdılar, ben de Schadenfreude ile zafer arası bir duygu hissettiğimi anımsıyorum. Yanımda öğrencilerden istenen belgelerin hepsi bulunmasına karşın zorluk çıkartmaya çalışıyorlardı. Türkler de Meksikalılara öyle kolay kolay vize vermiyormuş da bilmem neymiş. İyi de benim suçum ne? Akşam trenine yetişmem gerektiği için bildiğiniz Japon çizgi filmi gibi zırıl zırıl ağlamaya başladım ve sesime Büyükelçi çıkıp geldi. Biraz konuştuk, söylene söylene pasaportuma otuz günlük vizeyi bastı fakat benim bir de çift giriş damgasına ihtiyacım vardı. Biraz daha mızmızlık yaptıktan sonra onu da mühürledi ve bir daha beni görmek istemediğini söyleyip uğurladı. Çift giriş damgası Meksika dan Küba’ya gidip gelmem için lazımdı. Yazımın ilerleyen satırlarında çift giriş damgasıyla Küba göçmenlik bürosunun kafasını nasıl karıştırdığıma bilahare değineceğim.

Meksiko’yu es geçip Puebla, Veracruz ve Oaxaca da geçirdim zamanımı. Meksika da bir ayım neredeyse dolmuştu ki, Küba’ya beklediğim uygun fiyatlı uçak biletini buldum. Anlamadığım ve ilgilenmediğim bir nedenden ötürü Meksika’dan çıkarken pasaportta beni uzunca beklettiler ve Küba uçağında herkes koltuğuna yerleşmiş olmasına karşın uçak beni yirmi dakika bekledi. Uçağa bindiğimde de gülümseyen yüzlerle herkes alkış tuttu. Hiçbir şey anlamamıştım ama minnettar olduğumu çok net hatırlıyorum. Uçaklarda sigara içilen koltukların olduğu, pasaporta takılan gariban yolcuların el birliğiyle beklendiği zamanlardı sanırım.

Kısa uçuşun ardından Havana da aslında birilerinin evi olan bir dairedeki odama yerleştim, uyudum. Ertesi gün Havana’nın meşhur sahil şeridini (el malecon) biraz turladıktan sonra bir plaja gidip havlumu serdim. Yanıma ara ara güzel vücutlu fakat bıyıklı ve speedo tarzı mayo giymiş Freddie Mercury kılıklı birileri geliyor, mırıl mırıl konuşuyorlardı. Sanırım flört etmeye çalışan Kübalı gençlerdi bunlar. Kumsalda biraz ötemde tombulca Afro-Kübalı bir bayan oturuyordu ve bana eliyle “yanıma gel” işareti çekti. Gittim. Plajda saç örüyordu ama ben saçımı ördürmek istemiyordum. “Olsun sen yanımda oturmaya devam et” dedi bana ve asıl Küba maceram böylece başlamış oldu. Otuz beş kırk yaşlarındaydı sanırım, ismi Yaimesita’ydı. Bana nasihatler vermeye başlamıştı bile ve dediklerini yaparsam Küba’da çok iyi vakit geçireceğimi söylüyordu. Öncelikle yanıma gelen delikanlılar turist avcılarıydı ve onlardan uzak duracaktım. Bence beceriksiz ve tuhaflardı zaten ama Latin çekicilikleriyle “turist kızların kaldıkları yere sızar bunlar” diyordu Yaime. Ateşli bir gece geçirdikten sonra donunuza kadar alır sırra kadem basarlardı çünkü Küba da turistin giydiği külot bile kıymetliydi o zamanlar. Keyifliydi Yaime ile sohbet. Kısa bir zaman diliminde otobüse bindiğimde Kübalıların ödediği ücreti nasıl ödeyeceğime kadar çok değerli bilgiler vermişti. Bir Amerikan Doları’nın on Küba pesosu olduğu o dönemde, toplu taşımada Kübalılar bir peso ödeme yaparken turistler için ücret bir dolardı. Meksika aksanıyla akıcı İspanyolca konuşabildiğim için Fidel’in burslularından olduğumu her fırsatta her müzede, otobüste ve kuyrukta söylemem gerektiğini öğütlemişti. Castro, Orta ve Latin Amerika ülkelerinden öğrencilere tıp bursu veriyordu ve öğrencilerin meteliksiz olduğunu herkes bilirdi. Hatta bu sayede Freddie Mercury kılıklı delikanlılar da arkalarına bakmadan benden kaçacaklardı.

Yaime ile bir anlaşma yaptık, bana günde on Amerikan doları karşılığı rehberlik ve iki öğün yemek yapacaktı. Kübalılar yiyecek maddelerini karneyle yalnızca Kübalıların girebildiği açık pazarlardan temin ediyorlardı. Kübalı/Turist ayrımı her yerde çok belirgindi. Çok az param vardı ve turist kabul eden lokantalarda sadece fahiş fiyata pizza gibi beni ilgilendirmeyen yiyecekler satılıyordu, orta boy gayet kötü görünen bir pizza on beş dolardı mesela ve etrafta insanı uyuz eden sıkıcılıkta batılı turistler oluyordu. Dolayısıyla Yaime ile sabahtan akşama kadar beraber takılmaya başladık, öğle ve akşam yemeklerini evinde yiyorduk. Derme çatma ahşap bir kulübeydi evi ve erkek kardeşiyle beraber yaşıyordu. Erkek kardeşi kekeme, boksör ve biraz geri zekalıydı. Gururla yurtdışında bulunduğunu anlatmıştı bir öğle yemeğinde ben geleneksel bir tavuk yemeğine yumulduğumda. Küba devleti onu yüzlerce başka genç ve zinde Kübalıyla beraber Angola’daki iç savaşa yollamıştı. Elleri pek silah tutmadığı ve pek de bir işe yaramadıkları için Angolalılar onlara misafir gibi davranmış ve kollamışlardı. Küba’ya dönmemek için iltica edip Angola da kalmayı aklından geçirmiş fakat sonra vazgeçmişti.

Ertesi gün Havana da çok meşhur bir dondurmacı olduğunu öğrenip, dondurma pek sevmesem de Kübalı kuyruğuna girmiştim bile. Kuyruk rahat birkaç yüz metre vardı, yabancı kuyruğu daha kısaydı ve onlar dolarla ödeme yapıyorlardı. Arkamdaki genç çiftle sohbet etmeye başladık, iki yaşında çok tatlı bir çocukları vardı. Bir saati aşan dondurma kuyruğunda bu genç çiftin bana fısıldama tonunda anlattıkları gerçekten de çok ilgimi çekmişti. Fısıldıyorlardı çünkü her taraf istihbaratçı doluydu. Kübalıların bakış açısından Küba’yı dinlemek buruk da olsa unutamayacağım bir deneyim olmuştu çünkü Yaime bu tarz meseleleri konuşmazdı. Nihayet dondurmalarımızı elimize alıp yalamaya başladığımızda ise adres alışverişimizi yapmıştık bile. Bu tatlı çiftle ilerleyen yıllarda bir süre mektuplaştık. Bir mektuplarında beni çok sevdiklerini, aile içinde konuşup karar aldıklarını, oğullarının vaftiz annesi olup olamayacağımı sordular. Ben de Müslüman doğmuş olmamı bahane edip kibarca sıyrıldım çünkü vaftiz anneliğin maddi ve manevi sorumluluklarına hazır değildim.

Birkaç müze gezip yatağıma döndüğüm aynı günün gecesinde, uykum kaçtığı için el malecon a çıkıp tatlı esen rüzgara karşı yürüdüm. Sigaramı yakmaya çalışırken, genç ve güzel bir melez ateş istedi. Yanıma oturdu ve anlatmaya başladı. On yedi yaşında bir hayat kadını/çocuğuydu. Ben ondan dört yaş büyük olduğum için benden tavsiye istiyordu. Geçen sene Alman bir müşterisine aşık olmuştu, adam ondan otuz yaş büyüktü ve birkaç kez gelip gitmişti kızı görmek için (ya da o öyle olduğuna inanmayı seçmişti). Beş aydır da gelememişti, oysa kızı Almanya’ya yanına aldıracağına ve beraber yaşayacaklarına dair söz vermişti. Acaba gelir miydi, kızın vizesiyle ilgileniyordu belki de, benim ne düşündüğümü soruyordu. Kuzenininse yılda birkaç kez Santiago de Cuba’ya çalıştığı yolcu gemisiyle gelen Mehmet adında bir sevgilisi olduğundan bahsetti. Başka şeyler de konuştuk. Umarım istediği gibi bir hayatı olmuştur.

Sonraki birkaç gün Yaime ile Matanzas ve Varadero tarafına doğru yola çıktık ve baya eğlendik. Her yerde arkadaşları vardı, ya da beni tanıdıkları olan yerlerde gezdiriyordu. Leziz romların şahane salsa dansları eşliğinde tüketildiği, Compay Segundo’nun hayatta olduğu dönemlerdi. Üç yaşında kız çocukları feci dans ediyor, beş yaşında erkek çocukları sağlam müzik yapıyordu.

Havana ya dönünce Yaimesita bana Cohiba purolarının üretildiği fabrikaya gideceğimizi fakat beni turistlere yasak olan bölümlere sokacağını söyledi. Orada da çalışan arkadaşları vardı ve kutusu yüzlerce dolara satılan el sarması puroları azar azar aşırıp benim gibilere on dolardan veriyorlardı.

Ülkedeki sekizinci günümde havalimanına giden otobüse vereceğim para dışında cebimde altı dolar kalmıştı ve Küba’ya veda etmem gerekiyordu. Ülkedeki son günümün bu kadar olaylı ve polisiye dolu olacağını henüz bilmiyordum. Oldukça uyduruk Kodak bir fotoğraf makinem ve içinde Küba için ayırdığım sonuna gelmiş otuz altılık filmim vardı. Malecon dan kalkan ve iki dolara iki saat etrafta turlayan deniz motorlarından birine binmeye karar verdim. Yuvarlak masa ve plastik sandalyelere herkes karışık oturuyordu. Ben de birilerinin masasına rast gele oturtuldum, masamız kaptan köşkü’nün tam önündeydi. Solumda oldukça yakışıklı bir Afro-Kübalı genç, sağımda da bol boyalı biraz tuhaf ama zararsız bir kadın oturuyordu. Başkaları da vardı masada ama onları hatırlamıyorum. Gezintinin sonuna doğru beraber birkaç hatıra fotoğrafı çektik ve makinayı masada tam önüme koydum. Sonra bir de baktım ki makinam yok olmuş. Gerçekten değersiz bir plastik kutuydu fakat içinde Küba da çektiğim tek otuz altılık filmi barındırıyordu ve tadım kaçmıştı.

Masadaki kimse saniyeler önce önümde olan makinanın nereye kaybolduğunu görmemişti. Yakışıklı genç, motor dan indiğimizde evine gidip rom içmemiz için beni ikna etmeye çalışırken, boyalı kadın da bana çantasını açıp içini gösteriyordu, ki bu çok utanç vericiydi.

Motordan iner inmez aklıma adım başı gerekli gereksiz insanın karşısına çıkan turizm polisi geldi ve birine el edip kısaca durumu anlattım. Polis işi gereğinden çok ciddiye alıp tur motorlarının çevresini barikata aldırdı ve bir anda motor turları iptal oldu. O sırada beni bir polis aracına alıp pasaportumu almam için kaldığım yere götürdüler, sonra da karakolda ifade vermeye. Bir ara Türkiye Büyükelçiliğinden birileriyle konuşturuldum. Olayın neden bu kadar büyütüldüğünü anlamıyor, uyduruk bir fotoğraf makinesi için Havanayı birbirine kattığımı düşünüyordum. Komiser ısrarla motorda yanımda oturan genci detaylı tarif etmemi istiyordu ama zordu, çoğu gibi okka gibi burnu, siyah gözleri ve koyu çikolata rengi derisi vardı. “Benden açık mı, koyu mu?” demişti komiser ve ikimiz de kahkahalara boğulmuştuk. Suçsuz olabilecek birini suçlamaktan çok korkuyordum. Olayı aşırı büyütmüşlerdi ve sonunda bana sebebini anlattılar. O gemilerde bu tür olaylar sık oluyordu ve bir çete den şüpheleniyorlardı. Hırsız-polis oynarken aklıma bir şey gelmişti; makinemi bulurlarsa, içinde tarif etmeye çalıştığım muhtemel hırsızla fotoğrafım vardı. Filmleri bastırırlarsa kanıt elde etmiş olacaklar ben de yanlış kişiyi ele vermenin vicdan azabından kurtulacaktım çünkü Küba da ekmek hırsızlığının bile cezası çok ağırdır. Tam o sırada odaya on kişi kadar birbirine benzeyen genç erkek getirdiler. Hepsi de birbirine gerçekten çok benziyordu. Benim arkadaş üstünü değiştirmişti fakat boynundaki dikkatimi çekmiş olan deniz kabuğu kolyesini çıkarmamıştı. Komiser bana “iyi bak, hangisiydi? mutlaka bunlardan biri olmalı” diye baskı yapıyor, adamlar benden gözlerini kaçırıyorlardı. Hırsız arkadaşı tanımama karşın ele vermek niyetinde değildim. Sadece alınmıştım. Yanına gidip kulağına “neden?” diye sordum, O’da “neden bahsettiğini bilmiyorum, seni daha önce hiç görmedim” diye karşılık verdi. Tüm bunlar olurken de benim makine oturduğumuz masanın yanındaki çöp tenekesinde bulunmuş ve kaptanın da içinde olduğu bir çete ele geçirilmişti. Beni masada camekanlı kaptan dümeni’ne sırtım gelecek şekilde oturtmuşlar ve işaretlerle anlaşarak sonradan teslim alınmak üzere o günün ganimetlerini çöp kutusuna atmışlardı. Daha doğrusu hep öyle yapıyorlardı. Makine bulunduğu için filmler de basıldı ve Küba’daki son günüme renk katan ve makinemi çalan ekiple olan fotoğrafımın hala annemin evinde bir yerlerde olduğu doğrudur. Havana Polisi’nin, uzun zamandır peşinde oldukları çeteyi yakalamalarına katkılarımdan dolayı beni hava alanına polis arabasıyla bırakmaları da. Biraz sınır dışı edilmişim havası vermiş olsa da, Küba da son golü yine ben attım. Son gole gelmeden önce ise, havalimanı yolunda Yaime’nin evine uğrayıp çok beğendiği ayakkabılarımı ona bıraktım, veda ve teşekkür ettim. Neden polis arabasında olduğuma dair bir bir açıklama yapamadan da yoluma devam ettim ama o çok da şaşırmış görünmüyordu.

Jose Marti havalimanında çıplak ayak koşturdum ve Meksika uçağının kalkacağı kapıya vaktinde yetiştim. Pasaport memurları her bir uçuş kapısının önündeydi yani tam da uçağa binmeden bakılıyordu pasaportlara. Sıra bana geldiğinde Kübalı pasaport memuru “sizin Meksika vizeniz otuz günmüş ve süresi dolmuş, Meksika’ya giremezsiniz bence…” dediğinde “bence girerim çünkü çift giriş damgam var ve bu bir otuz gün daha anlamına geliyor” deyiverdim. Tüm eşyalarım Meksika da kalmıştı ve arkadaşlarım da beni bekliyorlardı. Memur biraz dalgacı biraz da umarsız bir gülümsemeyle “iyi, hadi geç” dediğinde, o uçak havalanana kadar yıllar geçti gibi geldi.

Meksika sınırında mimlendim tabii ama o zamanlar sanki herkes daha insancıl, kurallar toplumu değil toplum kuralları yönetiyor gibiydi. Bir saatlik alıkonma sonucunda pasaportuma kurşun kalemle “üç gün sonra ülkeyi terk edeceğine söz vermiştir” yazıp beni salıverdiler. Ha bu arada ben Küba’dayken ailemin benim Meksika da olduğumu sandıkları kentte 7.2 büyüklüğünde bir deprem olmuş. Jetonlu telefonda “ben iyiyim, zaten o sırada Küba’daydım” dediğimde neler düşündüklerini hiç bilmiyorum. İşte Küba 99 Yaz’ında böyleydi.

  FACEBOOK YORUM
Yorum

  YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARŞİVİ
PUAN DURUMU
Takım O G M B A Y P AV
1 Trabzonspor 30 21 2 7 58 26 70 +32
2 Konyaspor 30 16 7 7 48 33 55 +15
3 Fenerbahçe 30 15 7 8 50 35 53 +15
4 Alanyaspor 30 14 9 7 55 47 49 +8
5 Adana Demirspor 30 13 8 9 46 32 48 +14
6 Başakşehir FK 30 14 11 5 42 31 47 +11
7 Hatayspor 30 14 11 5 48 46 47 +2
8 Beşiktaş 30 12 8 10 44 39 46 +5
9 Fatih Karagümrük 30 12 11 7 36 43 43 -7
10 Antalyaspor 30 11 11 8 34 36 41 -2
11 Sivasspor 30 10 10 10 40 38 40 +2
12 Gaziantep FK 30 11 12 7 40 42 40 -2
13 Kasımpaşa 30 10 12 8 45 43 38 +2
14 Kayserispor 30 10 12 8 43 48 38 -5
15 Galatasaray 30 10 12 8 40 45 38 -5
16 Giresunspor 30 10 15 5 32 37 35 -5
17 Altay 30 8 17 5 31 43 29 -12
18 Göztepe 30 7 17 6 36 50 27 -14
19 Çaykur Rizespor 30 7 18 5 29 55 26 -26
20 Yeni Malatyaspor 30 5 20 5 23 51 20 -28
Takım O G M B A Y P AV
1 MKE Ankaragücü 28 18 5 5 43 20 59 +23
2 Ümraniyespor 28 17 7 4 47 27 55 +20
3 Bandırmaspor 28 15 9 4 42 25 49 +17
4 İstanbulspor 27 14 8 5 44 30 47 +14
5 Eyüpspor 28 12 6 10 41 30 46 +11
6 BB Erzurumspor 28 12 8 8 41 33 44 +8
7 Samsunspor 27 11 7 9 45 35 42 +10
8 Adanaspor 28 10 10 8 32 28 38 +4
9 Manisa FK 28 10 11 7 31 34 37 -3
10 Boluspor 27 9 10 8 31 31 35 0
11 Keçiörengücü 27 9 10 8 34 36 35 -2
12 Menemenspor 28 8 9 11 36 44 35 -8
13 Tuzlaspor 27 9 11 7 24 28 34 -4
14 Gençlerbirliği 27 10 13 4 32 42 34 -10
15 Kocaelispor 27 9 12 6 26 33 33 -7
16 Altınordu 28 10 17 1 31 51 31 -20
17 Denizlispor 27 8 13 6 26 39 30 -13
18 Bursaspor 27 7 13 7 29 40 28 -11
19 Balıkesirspor 27 3 22 2 20 49 11 -29
Takım O G M B A Y P AV
1 Eyüpspor 38 28 2 8 82 25 92 +57
2 Sakaryaspor 38 21 5 12 74 35 75 +39
3 Kırşehir Belediyespor 38 21 8 9 57 32 72 +25
4 Kırklarelispor 38 19 6 13 60 32 70 +28
5 Van Spor 38 21 11 6 59 35 69 +24
6 Bodrumspor 38 18 11 9 80 48 63 +32
7 Etimesgut Belediyespor 38 18 13 7 63 36 61 +27
8 Karacabey Belediyespor 38 15 12 11 52 41 56 +11
9 Turgutluspor 38 16 16 6 44 56 54 -12
10 Serik Belediyespor 38 13 11 14 51 48 53 +3
11 Pendikspor 38 15 16 7 66 53 52 +13
12 Pazarspor 38 15 18 5 60 64 50 -4
13 Tarsus İdman Yurdu 38 13 15 10 56 55 49 +1
14 Bayburt Özel İdare Spor 38 14 18 6 52 61 48 -9
15 Sivas Belediyespor 38 11 14 13 63 58 46 +5
16 1922 Konyaspor 38 11 18 9 47 49 42 -2
17 Kastamonuspor 38 8 18 12 31 58 36 -27
18 Elazığspor 38 10 22 6 61 90 33 -29
19 Mamak FK 38 6 26 6 32 121 24 -89
20 Kardemir Karabükspor 38 1 34 3 16 109 3 -93
Takım O G M B A Y P AV
1 Diyarbekirspor 30 20 2 8 43 18 68 +25
2 1928 Bucaspor 30 20 3 7 58 18 67 +40
3 Yeşilyurt Belediyespor 30 17 8 5 50 27 56 +23
4 Ofspor 30 14 5 11 43 31 53 +12
5 Arnavutköy Belediye 30 13 8 9 40 29 48 +11
6 Edirnespor 30 12 9 9 34 31 45 +3
7 Belediye Derincespor 29 10 9 10 38 29 40 +9
8 Artvin Hopaspor 30 10 11 9 41 44 39 -3
9 Fatsa Belediyespor 30 10 12 8 22 31 38 -9
10 Kızılcabölükspor 30 9 11 10 34 33 37 +1
11 Nevşehir Belediyespor 30 9 14 7 31 31 34 0
12 Çankaya FK 30 10 16 4 28 48 34 -20
13 1877 Alemdağspor 30 9 15 6 37 48 33 -11
14 Antalya Kemerspor 30 7 17 6 27 50 27 -23
15 Payasspor 29 5 16 8 29 53 23 -24
16 Manisaspor 30 1 20 9 22 56 12 -34
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
 02/04/2022 Giresunspor vs Sivasspor
 02/04/2022 Altay vs Antalyaspor
 02/04/2022 Kayserispor vs Fenerbahçe
 02/04/2022 Galatasaray vs Fatih Karagümrük
 03/04/2022 Kasımpaşa vs Gaziantep FK
 03/04/2022 Alanyaspor vs Çaykur Rizespor
 03/04/2022 Konyaspor vs Göztepe
 03/04/2022 Trabzonspor vs Beşiktaş
 04/04/2022 Başakşehir FK vs Yeni Malatyaspor
 04/04/2022 Hatayspor vs Adana Demirspor
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
 01/04/2022 Tuzlaspor vs Ümraniyespor
 02/04/2022 Boluspor vs Manisa FK
 02/04/2022 Keçiörengücü vs Bursaspor
 02/04/2022 İstanbulspor vs Gençlerbirliği
 02/04/2022 Samsunspor vs Bandırmaspor
 03/04/2022 Kocaelispor vs Denizlispor
 03/04/2022 Balıkesirspor vs BB Erzurumspor
 03/04/2022 Altınordu vs Adanaspor
 03/04/2022 MKE Ankaragücü vs Eyüpspor
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
 26/03/2022 Adıyaman FK vs Turgutluspor
 26/03/2022 Afjet Afyonspor vs Sakaryaspor
 26/03/2022 Ankaraspor vs Bayburt Özel İdare Spor
 26/03/2022 Bodrumspor vs Etimesgut Belediyespor
 26/03/2022 Diyarbekir Spor vs Ergene Velimeşe
 26/03/2022 İnegölspor vs Kahramanmaraşspor
 26/03/2022 Niğde Anadolu FK vs Serik Belediyespor
 26/03/2022 Somaspor vs Sarıyer
 26/03/2022 Van Spor FK vs Çorum FK
 26/03/2022 1461 Trabzon FK vs Sivas Belediyespor
 30/03/2022 Sivas Belediyespor - İnegölspor Sivas Belediyespor ligde evindeki son 7 maçında hiç kaybetmedi  Sivas Belediyespor yenilmez
 30/03/2022 Sarıyer - Ankaraspor Sarıyer ligde evindeki son 6 maçında hiç kaybetmedi  Sarıyer yenilmez
 30/03/2022 Serik Belediyespor - Adıyaman FK Adıyaman FK ligdeki son 6 maçında hiç kazanamadı  Serik Belediyespor yenilmez
 30/03/2022 Bodrumspor - Van Spor FK Bodrumspor ligde evindeki son 8 maçında hiç kaybetmedi  Bodrumspor yenilmez
 30/03/2022 Bodrumspor - Van Spor FK Van Spor FK ligdeki son 10 maçında hiç kaybetmedi  Van Spor FK yenilmez
 30/03/2022 Sakaryaspor - Diyarbekir Spor Sakaryaspor ligde evindeki son 16 maçında hiç kaybetmedi  Sakaryaspor yenilmez
 30/03/2022 Serik Belediyespor - Adıyaman FK Serik Belediyespor ligdeki son 11 maçında hiç kazanamadı  Adıyaman FK yenilmez
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
 26/03/2022 Sancaktepe FK vs Belediye Kütahyaspor
 27/03/2022 Artvin Hopaspor vs Başkent Gözgözler Akademi FK
 27/03/2022 Çatalcaspor vs Arnavutköy Belediye
 27/03/2022 Elazığspor vs Erbaaspor
 27/03/2022 Kahta 02 Spor vs Batman Petrolspor
 27/03/2022 Karaman Belediyespor vs Fatsa Belediyespor
 27/03/2022 Nevşehir Belediyespor vs Hendek Spor
 27/03/2022 Osmaniyespor FK vs Bergama Belediyespor
 27/03/2022 1954 Kelkit Bld.Spor vs Bursa Yıldırımspor
ŞANS OYUNLARI
BİZİ TAKİP EDİN
YUKARI